Sirk Gerçeği
Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108
Karadeniz'de 10 Yılda 25.678 Ton Yunus Katledildi.

Karadeniz’de cetacea takımına ait üç tür yaşamaktadır. Bunlar; mutur (Phocoena phocoena relicta), afalina (Tursiops truncatus) ve tırtak (Delphinus delphis)’tır. Bununla birlikte balık stoklarının yoğun av verdiği dönemlerde yunuslara yönelik bu tür şikayetler olmazken, balık az olduğu zamanlarda yunuslara yüklenilmesi dikkat çekicidir. Oysa denizdeki balık miktarını belirleyen doğal yıllık ya da mevsimsel değişimler, kirlilik, toksin üreten planktonlardan kaynaklanan kızıl gel-gitler, vb. gibi birçok faktör vardır.
Kamuoyuna bilinçli olarak yanlış aktarılan konu başlıkları ve bu hatalı söylemlere karşı gerçekleri yansıtan bilimsel açıklamalar şu şekildedir:
* Yunuslar balık değil, bizler gibi memeli oldukları için balıklar gibi binlerce yumurta bırakarak üremezler. Dolayısıyla yunusların denizlerimizde "anormal artmaları" mümkün değildir.
Açıklamalarda geçen "Yunus balığı popülasyonu normalin çok üzerine çıktığı için balıkçılığı tehdit etmeye başladı" ibaresi bilimsel gerçekleri yansıtmamaktadır.
Üstelik
‘yunus balığı’ ifadesi açıklama yapanların konuya olan uzaklığının da
bir işaretidir. Yunuslar balık değil, bizler gibi memelidir.
Dolayısıyla balıklar gibi binlerce yumurta bırakarak üremezler. İnsanlar
gibi çiftleşir, yavrularını 9 ay karınlarında taşırlar, her batında tek
bir yavru dünyaya getirir ve doğumdan sonra da yavrularını emzirerek
büyütürler. Örneğin afalinalar 2 ila 6 yılda bir doğum yapar,
yavrularını 1.5-2 yıl süreyle emzirirler.
Dişiler
cinsel olgunluğa 5-13, erkekler ise 9-14 yaşında ulaşır; 25-30 yıl
yaşarlar. Yani yunusların denizlerimizde "anormal artmaları" mümkün
değildir. Üreme zamanı tırtaklar yaklaşık 1000 bireylik sürüler
oluşturur. Ancak bu, gen havuzunu arttırmak için bölgedeki grupların
birleşmesiyle oluşur.
* Sadece 1970 ile 1983 yılları arasında Türkiye’de 25.678 ton yunus avlanmıştır. Geçmişte yapılan ticari yunus avcılığı, Karadeniz’de yaşayan yunus türlerinin popülasyonlarındaki azalmanın en önemli nedenidir.
Açıklamalarda "Uluslararası anlaşmalar gereği avlanması 1970’li yıllardan beri yasak olan yunus balığı." diye başlayan cümle de hatalı bilgiler içermektedir.
* Sadece 1970 ile 1983 yılları arasında Türkiye’de 25.678 ton yunus avlanmıştır. Geçmişte yapılan ticari yunus avcılığı, Karadeniz’de yaşayan yunus türlerinin popülasyonlarındaki azalmanın en önemli nedenidir.
Açıklamalarda "Uluslararası anlaşmalar gereği avlanması 1970’li yıllardan beri yasak olan yunus balığı." diye başlayan cümle de hatalı bilgiler içermektedir.
Karadeniz’deki kitlesel yunus avcılığı, 1930 ve 1950’lerde zirve yapmış,
1966’da SSCB, Bulgaristan ve Romanya’da, 1983’te ise Türkiye’de
yasaklanmıştır. Ancak yasağın başladığı 1983 yılından 1991 yılına kadar
zaman zaman kaçak öldürme vakaları bildirilmiştir.
Sadece
1970 ile 1983 yılları arasında Türkiye’de 25.678 ton yunus avlanmıştır.
20. yüzyılda Karadeniz’de Rus İmparatorluğu ve SSCB tarafından üç yunus
türünden 1,5 milyon, diğer ülkelerle birlikte 4-5 milyon adet avlandığı
tahmin edilmektedir. Bu yok edici aşırı avcılık nedeni ile yunus
popülasyonları aşırı derece tahrip edilmiş ve nesli tehlike altına
girmiştir.
Geçmişte yapılan ticari yunus avcılığı, Karadeniz’de yaşayan yunus türlerinin popülasyonlarındaki azalmanın en önemli nedenidir.
* Karadeniz'de milyonlarca yunus yoktur.
Yine açıklamalarda yer alan "Karadeniz’de yunus balığı sayısının 3-5 milyon arasında olduğu." ifadesi hiçbir bilimsel temele ve araştırmaya dayanmamaktadır.
* Karadeniz'de milyonlarca yunus yoktur.
Yine açıklamalarda yer alan "Karadeniz’de yunus balığı sayısının 3-5 milyon arasında olduğu." ifadesi hiçbir bilimsel temele ve araştırmaya dayanmamaktadır.
Bir
günde katedebildikleri mesafe göz önüne alındığında yunusların
popülasyon büyüklüklerinin belirlenmesi oldukça zordur. Bölgesel yapılan
bir çalışmanın tüm Karadeniz’e projeksiyonlanması gerçeği yansıtmaz.
Dolayısıyla ancak Karadeniz’e kıyısı olan 6 ülkenin tam katılımı ile bu sayımın gerçekleştirilmesi gerekir.
Ancak bu
proje için son 10 yıldır gerekli bütçe sağlanamamıştır. 2013 yazında
ise Türk Deniz Araştırmaları Vakfı'ndan (TÜDAV) araştırmacıların da
katıldığı Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna kara suları ve münhasır
ekonomik bölgeleri içerisinde (120.000 km2, Karadeniz’in yaklaşık dörtte
biri) gemi ve uçakla bir araştırma yapılmıştır, ancak sonuçları 2014
yılında yayınlanacaktır.
Her ne
kadar Karadeniz’de yunus popülasyonların miktarı kesin olarak bilinmese
de, son araştırmalar ile Afalina için birkaç bin, mutur için birkaç bin
ile onbinler, tırtak için ise birkaç onbin rakamları telaffuz
edilmektedir. Dolayısıyla milyonlarca yunus yoktur.
* 40 m'lik bir gırgır teknesi günde en az 4-6 ton hamsi avlarken, yunusun yediği balık bu rakamla karşılaştıralamaz.
"Her bir yunusun günde ortalama 25-30 kilo hamsi tükettiği." ile başlayan açıklamalar orantısız bir hesabı ortaya koymaktadır.
* 40 m'lik bir gırgır teknesi günde en az 4-6 ton hamsi avlarken, yunusun yediği balık bu rakamla karşılaştıralamaz.
"Her bir yunusun günde ortalama 25-30 kilo hamsi tükettiği." ile başlayan açıklamalar orantısız bir hesabı ortaya koymaktadır.
Ortalama
40m boyunda bir gırgır teknesinin sadece bir seferde en az 4 ila 6 ton
hamsi avladığını gayet iyi bilen bir kooperatif başkanın yunusun
midesindeki balığı çok bulması hayli düşündürücü ve abesle iştigaldir.
Belirtilen
rakamların gerçekle alakası yoktur. Türüne göre değişmekle birlikte bir
yunus bir günde kendi ağırlığının ortalama %2 ila 5’i kadar balık avlar
(yaklaşık mutur 1kg, tırtak 3kg, afalina 7.5kg gibi). O da ancak
bulursa.
Bu
miktar zamana ve yere göre değişir. Balık bulamadığı zaman kendi yağ
dokusundan vücut ihtiyaçları karşılanır. Ayrıca mide içeriği
çalışmalarına göre Karadeniz’de midesi bomboş ve plastik torba dolu
yunuslar da bulmaktayız.
* Karadeniz havzasındaki yunuslar, insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Dip uzatma ağları ile yapılan avcılık nedeniyle her yıl yaklaşık 3.000 mutur ve afalina türü yunus ölmektedir.
"Yunus balıklarını avlayan başka bir tür olmadığından..." ibaresi hatalıdır çünkü yunusları öldüren tür insandır. Halen Karadeniz’de yunus popülasyonlarını tehdit eden faktörler; tesadüfi ağa yakalanma (bycatch), habitat kaybının neden olduğu besin azalması, deniz kirliliği ve salgın hastalık sonucu kitlesel ölümlerdir.
* Karadeniz havzasındaki yunuslar, insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Dip uzatma ağları ile yapılan avcılık nedeniyle her yıl yaklaşık 3.000 mutur ve afalina türü yunus ölmektedir.
"Yunus balıklarını avlayan başka bir tür olmadığından..." ibaresi hatalıdır çünkü yunusları öldüren tür insandır. Halen Karadeniz’de yunus popülasyonlarını tehdit eden faktörler; tesadüfi ağa yakalanma (bycatch), habitat kaybının neden olduğu besin azalması, deniz kirliliği ve salgın hastalık sonucu kitlesel ölümlerdir.
Tesadüfi
ağa yakalanma, deniz memelilerinin birçok türü için en önemli insan
kaynaklı ölüm nedenidir. Özellikle dip uzatma ağları ile yapılan avcılık
nedeniyle Karadeniz'de her yıl yaklaşık 3.000 mutur ve afalina türü
yunus ölmektedir. Kalkan balıkçılığının yapıldığı bahar ve yaz başı
muturların doğum ve yavru bakım zamanları ile çakışmaktadır.
Bu ağlarda ölen dişi bireylerin yavruları ise bir ay sonra açlıktan ölerek karaya vurmaktadır.
Ayrıca
besin azlığı ve kirlenme nedeni ile yunusların hassas bağışıklık sistemi
çökerek yunuslar hastalanmakta, 2003 ve 2009 yılında da olduğu gibi
zaman zaman nedeni anlaşılamayan kitlesel yunus ölümleri görülmektedir.
2003-2012 yılları arasında sadece Batı Karadeniz’de 647 adet ölü ve
canlı yunus karaya vurma vakası tespit edilmiştir.
* Yunus yağının faydadan çok insan sağlığını zararı vardır. Yunuslar kara memelileri gibi aldıkları ağır metal ve kimyasalları vücutlarından atamazlar ve bunlar yağ dokularında birikir.
"Yunus yağının insan ve çocuk gelişimi açısından tüketilmesinde birçok fayda vardır" açıklaması, yine yunus avcılığına yeniden izin verilmesi için öne sürülen temelsiz bir söylemdir. Kılları olmayan memeliler olarak yunuslar kara memelileri gibi aldıkları ağır metal ve kimyasalları vücutlarından atamazlar ve bunlar yağ dokularında birikir. 1990’da yapılan araştırmalara göre Karadeniz muturlarının vücutlarındaki DDT ve HCH gibi tarım ilacı kalıntıları dünyanın diğer denizlerinde yaşayan muturlara göre oldukça yüksektir. Dolayısıyla yunus yağının faydadan çok insan sağlığına zararı vardır. Ayrıca bu çağda petrol ve plastik kaynaklı ürünler bu kadar yaygınken, yunus yağının sanayide kullanılması gereksiz ve işlevsizdir.
* Balıkların sonunu getiren ve balıkçıya asıl zarar veren, aşırı avlanma, hatalı balıkçılık politikaları ve kirlilik. Yunuslar bu denizin çobanı, yunus yoksa balık da yok!
* Yunus yağının faydadan çok insan sağlığını zararı vardır. Yunuslar kara memelileri gibi aldıkları ağır metal ve kimyasalları vücutlarından atamazlar ve bunlar yağ dokularında birikir.
"Yunus yağının insan ve çocuk gelişimi açısından tüketilmesinde birçok fayda vardır" açıklaması, yine yunus avcılığına yeniden izin verilmesi için öne sürülen temelsiz bir söylemdir. Kılları olmayan memeliler olarak yunuslar kara memelileri gibi aldıkları ağır metal ve kimyasalları vücutlarından atamazlar ve bunlar yağ dokularında birikir. 1990’da yapılan araştırmalara göre Karadeniz muturlarının vücutlarındaki DDT ve HCH gibi tarım ilacı kalıntıları dünyanın diğer denizlerinde yaşayan muturlara göre oldukça yüksektir. Dolayısıyla yunus yağının faydadan çok insan sağlığına zararı vardır. Ayrıca bu çağda petrol ve plastik kaynaklı ürünler bu kadar yaygınken, yunus yağının sanayide kullanılması gereksiz ve işlevsizdir.
* Balıkların sonunu getiren ve balıkçıya asıl zarar veren, aşırı avlanma, hatalı balıkçılık politikaları ve kirlilik. Yunuslar bu denizin çobanı, yunus yoksa balık da yok!
"Yunuslar
ağlarımızı yiyor" balıkçılar tarafından dile getirilen afalinaların
ağlardaki balıklara saldırması yaygın bir şikayettir ve doğrudur.
Ancak
bu sorunu yaratan afalinalar değil bizleriz. 20-30 yıl önce böyle bir
etkileşim görülmüyordu. Aşırı balıkçılık, kirlilik ve hatalı, kısa
vadeli balıkçılık politikalarından dolayı balık stoklarını biz bitirdik.
Yarı kapalı bir denize 65m balıkçı teknesi yaparken geleceği
düşünmedik.
Şimdi
endüstriyel balıkçılığın yarattığı sorunun cezasını ne yazık ki küçük
kıyı balıkçısı çekiyor. Ve sadece bizde değil tüm Akdeniz’de bu sorun
yaşanıyor.
Esas
ağın etrafına daha geniş gözlü başka bir koruma ağı kurmak bazı
bölgelerde işe yarıyor. Yunuslar bu denizin çobanıdır. Yunus yoksa
balık da yok!
SONUÇ OLARAK:
* Yunus avcılığın Türkiye denizlerinde yasaklandığı 1983 yılından itibaren popülasyonların kendini toparlaması mümkün değildir. Tırtak ve afalinaların son 30 yılda popülasyon miktarının artış trendine girdiği tahmin edilse de, toplu ölümler ve besin kıtlığı nedeni ile bu artış düşüktür. Muturlar için ise tesadüfi ağa yakalanma ve habitat kaybı nedeni ile bir iyileşmeden bahsetmek mümkün değildir.
* Ancak ekosistemin bütün parçalarını koruyarak biyoçeşitliliği koruyabiliriz. Karadeniz’de 1970’lerde 26 ticari öneme sahip balık varken bu sayı bugün 6’ya düşmüştür. Besin zincirinin en tepesindeki yunuslar ekosistemin sağlığı konusunda gösterge türlerdir. Yunusların azalması sürdürülebilir balıkçılığa ve tüm ekosisteme zarar verir. Ayrıca yunuslar daha çok yaşlı ve hasta balıkları yedikleri için, balık popülasyonlarının hastalanmasını azaltır ve üreme başarılarını arttırır.
* Yunus türlerinin avlanması 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na göre yasaktır. Ülkemiz, Barcelona, Bern, CITES gibi uluslararası sözleşmelere taraf olmuş, ACCOBAMS sözleşmesi ise imzalanmak üzeredir.
SONUÇ OLARAK:
* Yunus avcılığın Türkiye denizlerinde yasaklandığı 1983 yılından itibaren popülasyonların kendini toparlaması mümkün değildir. Tırtak ve afalinaların son 30 yılda popülasyon miktarının artış trendine girdiği tahmin edilse de, toplu ölümler ve besin kıtlığı nedeni ile bu artış düşüktür. Muturlar için ise tesadüfi ağa yakalanma ve habitat kaybı nedeni ile bir iyileşmeden bahsetmek mümkün değildir.
* Ancak ekosistemin bütün parçalarını koruyarak biyoçeşitliliği koruyabiliriz. Karadeniz’de 1970’lerde 26 ticari öneme sahip balık varken bu sayı bugün 6’ya düşmüştür. Besin zincirinin en tepesindeki yunuslar ekosistemin sağlığı konusunda gösterge türlerdir. Yunusların azalması sürdürülebilir balıkçılığa ve tüm ekosisteme zarar verir. Ayrıca yunuslar daha çok yaşlı ve hasta balıkları yedikleri için, balık popülasyonlarının hastalanmasını azaltır ve üreme başarılarını arttırır.
* Yunus türlerinin avlanması 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na göre yasaktır. Ülkemiz, Barcelona, Bern, CITES gibi uluslararası sözleşmelere taraf olmuş, ACCOBAMS sözleşmesi ise imzalanmak üzeredir.
Bu
anlaşmalara göre yunus türleri “kesinlikle korunan türler (strictly
protected species)” olarak tanımlanmış, Karadeniz popülasyonları IUCN
kırmızı listesinde (mutur ve afalina nesli tehlike altında EN, tırtak
hassas olarak VU) yer almaktadırlar. "Karadeniz Yunuslarını Koruma
Planı" 2006’da ve "Karadeniz’in Çevresinin Koruması ve Rehabilitasyonu
Stratejik Eylem Planı" da 2009’da başlamıştır.
Yani hiçbir koşulda yunusların avlanmasının önünün açılması yasal ve bilimsel olarak mümkün değildir.
* Balıkçılık otoritelerinin sağduyu ile açıklama yapmaları, bunları haberleştiren medya mensuplarının da uzman görüşü almadan yayınlamamaları kamuoyunu yanlış bilgilendirmemek adına elzemdir.
* Balıkçılık kooperatiflerinin yunusları rahat bırakıp balıkçılığımızın esas sorunları olan aşırı avcılık, av yasaklarına uyulmaması, üreme boyuna gelmemiş yavru balık avcılığı ve kirlilik gibi konular üzerine açıklamalar yapacakları ve Karadeniz’de halen mevcut olmayan Deniz Koruma Alanları talep edecekleri günleri hep beraber görme ümidiyle, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı olarak konunun her zaman takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.
30 Eylül 2013
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV)
* Balıkçılık otoritelerinin sağduyu ile açıklama yapmaları, bunları haberleştiren medya mensuplarının da uzman görüşü almadan yayınlamamaları kamuoyunu yanlış bilgilendirmemek adına elzemdir.
* Balıkçılık kooperatiflerinin yunusları rahat bırakıp balıkçılığımızın esas sorunları olan aşırı avcılık, av yasaklarına uyulmaması, üreme boyuna gelmemiş yavru balık avcılığı ve kirlilik gibi konular üzerine açıklamalar yapacakları ve Karadeniz’de halen mevcut olmayan Deniz Koruma Alanları talep edecekleri günleri hep beraber görme ümidiyle, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı olarak konunun her zaman takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.
30 Eylül 2013
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV)
Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108
Gaziemir Belediyesi ''Hayvansız Sirk'' Kararı Aldı

Sayin Esin Onder;
HAYTAP İZMİR TEMSİLCİSİ
01.03.2012
HAYTAP İZMİR TEMSİLCİSİ
01.03.2012
Gaziemir
Belediyesi olarak ozel kurum ve kuruluslarinin calisma sahalari
icerisinde yapilan sirk,konser vb. organizasyonlara kanunen mudahalede
bulunamiyoruz.Sizlerde takdir edersiniz ki belediye baskanimiz Halil
Ibrahim SENOL’ un sosyal belediyecilik anlayisi icerisinde sizlerden
gelen istek,oneri ve projeler dogrultusunda calismalarimizi
surdurmekteyiz. Gaziemir Belediyesi cevrecilik bilincinin
arttirilmasi,dogal yasamin gereksinimleri gibi alanlarda yaptigi
calismalar da buyuk onem verdigi konular icerisinde yer alan hayvanlari
koruma ve yasam mucadelelerini surdurmeleri yonundeki bir cok projeye
imza atmis bulunmakta.Soz konusu sirkler ile ilgili belediyemiz
etkinlikleri arasinda yer alan hayvanli sirk organizasyonunu siz
vatandaslarimizdan gelen oneri ve sIkayetler dogrultusunda yapmama
karari aldigimizi belirtir.Hassasiyetiniz ve uyarilariniz ilginiz icin
tesekkur ederiz.
Ersin SAYKOSE
Kultur ve Sosyal Isler Muduru V.
GAZİEMİR BELEDİYESİ
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü
Ersin SAYKOSE
Kultur ve Sosyal Isler Muduru V.
GAZİEMİR BELEDİYESİ
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü
Belediye ve Valilik Makamına Yazılan Dilekçe Örnekleri Aşağıdaki Gibidir
T.C.
GAZIEMİR BELEDIYESI
Sn.Ibrahim Senol,
Gazete haberinde ilcenizeki sirkin cocuklara armagan olarak getirtildigi yaziyor...
Hayvan hakki savunuculari olarak bizler HAYVANSIZ SIRK ler istemekteyiz.
Hayvan haklarini koruyan bir kisi olarak,hayvanlarin nasil egitildigini bilseniz siz de bunu ilcenize getirtmezdiniz.Lutfen dilekcemizdeki lingleri ve resimleri incelemenizi rica ediyoruz.
Bundan boyle ilcenizde hayvansiz sirklerin yer almasi icin calisilcagini umit eder,basarilarinizin devamini dileriz.
http://www.yerelhaberci.com.tr/haber_detay.asp?haberID=5059
Esin Onder
Haytap Izmir Temsilcisi
Dohayder iletisim sorumlusu
Gaziemir Dogayı ve Hayvanları Koruma ve Yasatma Dernegi
GAZIEMİR BELEDIYESI
Sn.Ibrahim Senol,
Gazete haberinde ilcenizeki sirkin cocuklara armagan olarak getirtildigi yaziyor...
Hayvan hakki savunuculari olarak bizler HAYVANSIZ SIRK ler istemekteyiz.
Hayvan haklarini koruyan bir kisi olarak,hayvanlarin nasil egitildigini bilseniz siz de bunu ilcenize getirtmezdiniz.Lutfen dilekcemizdeki lingleri ve resimleri incelemenizi rica ediyoruz.
Bundan boyle ilcenizde hayvansiz sirklerin yer almasi icin calisilcagini umit eder,basarilarinizin devamini dileriz.
http://www.yerelhaberci.com.tr/haber_detay.asp?haberID=5059
Esin Onder
Haytap Izmir Temsilcisi
Dohayder iletisim sorumlusu
Gaziemir Dogayı ve Hayvanları Koruma ve Yasatma Dernegi
Konu. Avrasya sirkinin denetimi, idari para cezasi verilmesi ve hayvan gosterilerinin yasaklanmasi hk.
IZMIR VALILIGI YUKSEK MAKAMINA
Balcova Kipa'da Portekiz'den gelen Avrasya sirki gosteri yapmakta olup,9 Subat 2012 de Karsiyaka'da gosterilerilerine devam edecektir.
Hayvanli sirkler,5199 sayili Hayvanlari Koruma Kanunun “Hayvanlarin dogalarina ozgu kosullarda yasatilma” ilkesine tamamen aykiridir.
Avrupa'nin bir cok ulkesinde ve Bolivya,Kolombiya,Cin gibi ulkelerde hayvanli sirk yasaklanmistir.
Ulkemizdeki bazi Turk menseli sirklerde , akrobasi,palyacolar, sihirbazlar ve atesbazlar gibi bircok kategoride gosterileri yapmakta olup,hayvan kullanmamaktadirlar.
21.1.2010 tarihinde Canakkale ilimiz'de hayvanli sirk gosterisi yasaklanmistir.ek.1
Avrasya sirkinde, vahsi hayvanlar dar kafeslerde tutulmakta, 3kopek baligi kucuk tanklarda bulunmakta,tuyleri dokuk yavru kaplan para ugruna flaslarin altinda resim cekmeye zorlanmaktadir.
Asagida cocugunu bu sirke goturen ve hayvanlarin ugradigi zulum karsisinda sonuna kadar kalmaya dayanamayip
cikan bir babanin federasyonumuza yaptigi sIkayet yer almaktadir...Ek.3
5199 nolu hayvanlari koruma yasasinda da acikca belirtildigi gibi bir hayvan; aci, istirap ya da zarar gorecek sekilde, film cekimi, gosteri, reklam ve benzeri isler icin kullanilamaz.(Madde 10) Yabani hayvanlarin yasama ortamlarindan koparilmamasi, dogada serbestce yasayan bir hayvanin yakalanip ozgurlukten yoksun birakilmamasi esastir. ( Madde 4)
Sirkin perde arkasindaki tum bu "egitim" sureci, yasanin 1. ve 4. maddesini tamamen ihlal eder durumdadir.
Avrasya sirkinde,Tarim Bakanliginin 8.5.1986 tarih 3285sayili kanununun 22 maddesine gore gelen hayvanlarin denetimi yapilmismidir?
Mense sahadetnamesi varmidir?
Ekteki yazilarimiz, brosurlerimiz ve video baglantilari, durumun ciddiyetini ve insani kararin aciliyetini vurgulamaktadir.
Bu sirkin acilen Su Orman mudurlugu, Il Tarim Mudurlugu ve Belediye gorevlilerin de katilimi ile denetlenmesi, hayvanlarin yasaya aykiri kosullarda tutulmasi hakkinda hayvan basina olmak kaydi ile idari para cezasi kesilmesi ve bu sirkte hayvan gosterilerinin yasaklanmasini talep ediyoruz.
Konuya iliskin olarak yapilacak islemlerin ve uygulanacak yaptirimin tarafimiza 4982 ve 3071 sayili yasalar geregi bildirilmesini emir ve musaadelerinize saygilarimla arz ederim.
Esin Onder
Haytap Izmir temsilcisi
Dohayder iletisim Sorumlusu
EK-1 CANAKKALE ILIMIZDE SIRK GOSTERISI HAYVANSIZ GERCEKLESTI
http://www.haytap.org/index.php/201001232411/sirk-gercegi/canakkale-de-carmen-sirki-hayvansiz-gosteri-yapma-karari-aldi
-----------------------------------------------------------------------------------------------
EK-2 GECEN AY ANKARA'DA SIRKTEKI AYILAR YANDI
http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/135130-insan-eglensin-diye-dokuz-ayi-oldu
----------------------------------------------------------
EK.3 HAYTAP FEDERASYONUNA GELEN SIKAYET
IZMIR VALILIGI YUKSEK MAKAMINA
Balcova Kipa'da Portekiz'den gelen Avrasya sirki gosteri yapmakta olup,9 Subat 2012 de Karsiyaka'da gosterilerilerine devam edecektir.
Hayvanli sirkler,5199 sayili Hayvanlari Koruma Kanunun “Hayvanlarin dogalarina ozgu kosullarda yasatilma” ilkesine tamamen aykiridir.
Avrupa'nin bir cok ulkesinde ve Bolivya,Kolombiya,Cin gibi ulkelerde hayvanli sirk yasaklanmistir.
Ulkemizdeki bazi Turk menseli sirklerde , akrobasi,palyacolar, sihirbazlar ve atesbazlar gibi bircok kategoride gosterileri yapmakta olup,hayvan kullanmamaktadirlar.
21.1.2010 tarihinde Canakkale ilimiz'de hayvanli sirk gosterisi yasaklanmistir.ek.1
Avrasya sirkinde, vahsi hayvanlar dar kafeslerde tutulmakta, 3kopek baligi kucuk tanklarda bulunmakta,tuyleri dokuk yavru kaplan para ugruna flaslarin altinda resim cekmeye zorlanmaktadir.
Asagida cocugunu bu sirke goturen ve hayvanlarin ugradigi zulum karsisinda sonuna kadar kalmaya dayanamayip
cikan bir babanin federasyonumuza yaptigi sIkayet yer almaktadir...Ek.3
5199 nolu hayvanlari koruma yasasinda da acikca belirtildigi gibi bir hayvan; aci, istirap ya da zarar gorecek sekilde, film cekimi, gosteri, reklam ve benzeri isler icin kullanilamaz.(Madde 10) Yabani hayvanlarin yasama ortamlarindan koparilmamasi, dogada serbestce yasayan bir hayvanin yakalanip ozgurlukten yoksun birakilmamasi esastir. ( Madde 4)
Sirkin perde arkasindaki tum bu "egitim" sureci, yasanin 1. ve 4. maddesini tamamen ihlal eder durumdadir.
Avrasya sirkinde,Tarim Bakanliginin 8.5.1986 tarih 3285sayili kanununun 22 maddesine gore gelen hayvanlarin denetimi yapilmismidir?
Mense sahadetnamesi varmidir?
Ekteki yazilarimiz, brosurlerimiz ve video baglantilari, durumun ciddiyetini ve insani kararin aciliyetini vurgulamaktadir.
Bu sirkin acilen Su Orman mudurlugu, Il Tarim Mudurlugu ve Belediye gorevlilerin de katilimi ile denetlenmesi, hayvanlarin yasaya aykiri kosullarda tutulmasi hakkinda hayvan basina olmak kaydi ile idari para cezasi kesilmesi ve bu sirkte hayvan gosterilerinin yasaklanmasini talep ediyoruz.
Konuya iliskin olarak yapilacak islemlerin ve uygulanacak yaptirimin tarafimiza 4982 ve 3071 sayili yasalar geregi bildirilmesini emir ve musaadelerinize saygilarimla arz ederim.
Esin Onder
Haytap Izmir temsilcisi
Dohayder iletisim Sorumlusu
EK-1 CANAKKALE ILIMIZDE SIRK GOSTERISI HAYVANSIZ GERCEKLESTI
http://www.haytap.org/index.php/201001232411/sirk-gercegi/canakkale-de-carmen-sirki-hayvansiz-gosteri-yapma-karari-aldi
-----------------------------------------------------------------------------------------------
EK-2 GECEN AY ANKARA'DA SIRKTEKI AYILAR YANDI
http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/135130-insan-eglensin-diye-dokuz-ayi-oldu
----------------------------------------------------------
EK.3 HAYTAP FEDERASYONUNA GELEN SIKAYET
Konu. Avrasya sirkinin denetimi, idari para cezasi verilmesi ve hayvan gosterilerinin yasaklanmasi hk.
IZMIR VALILIGI YUKSEK MAKAMINA
Balcova Kipa'da Portekiz'den gelen Avrasya sirki gosteri yapmakta olup,9 Subat 2012 de Karsiyaka'da gosterilerilerine devam edecektir.
Hayvanli sirkler,5199 sayili Hayvanlari Koruma Kanunun “Hayvanlarin dogalarina ozgu kosullarda yasatilma” ilkesine tamamen aykiridir.
Avrupa'nin bir cok ulkesinde ve Bolivya,Kolombiya,Cin gibi ulkelerde hayvanli sirk yasaklanmistir.
Ulkemizdeki bazi Turk menseli sirklerde , akrobasi,palyacolar, sihirbazlar ve atesbazlar gibi bircok kategoride gosterileri yapmakta olup,hayvan kullanmamaktadirlar.
21.1.2010 tarihinde Canakkale ilimiz'de hayvanli sirk gosterisi yasaklanmistir.ek.1
Avrasya sirkinde, vahsi hayvanlar dar kafeslerde tutulmakta, 3kopek baligi kucuk tanklarda bulunmakta,tuyleri dokuk yavru kaplan para ugruna flaslarin altinda resim cekmeye zorlanmaktadir.
Asagida cocugunu bu sirke goturen ve hayvanlarin ugradigi zulum karsisinda sonuna kadar kalmaya dayanamayip
cikan bir babanin federasyonumuza yaptigi sIkayet yer almaktadir...Ek.3
5199 nolu hayvanlari koruma yasasinda da acikca belirtildigi gibi bir hayvan; aci, istirap ya da zarar gorecek sekilde, film cekimi, gosteri, reklam ve benzeri isler icin kullanilamaz.(Madde 10) Yabani hayvanlarin yasama ortamlarindan koparilmamasi, dogada serbestce yasayan bir hayvanin yakalanip ozgurlukten yoksun birakilmamasi esastir. ( Madde 4)
Sirkin perde arkasindaki tum bu "egitim" sureci, yasanin 1. ve 4. maddesini tamamen ihlal eder durumdadir.
Avrasya sirkinde,Tarim Bakanliginin 8.5.1986 tarih 3285sayili kanununun 22 maddesine gore gelen hayvanlarin denetimi yapilmismidir?
Mense sahadetnamesi varmidir?
Ekteki yazilarimiz, brosurlerimiz ve video baglantilari, durumun ciddiyetini ve insani kararin aciliyetini vurgulamaktadir.
Bu sirkin acilen Su Orman mudurlugu, Il Tarim Mudurlugu ve Belediye gorevlilerin de katilimi ile denetlenmesi, hayvanlarin yasaya aykiri kosullarda tutulmasi hakkinda hayvan basina olmak kaydi ile idari para cezasi kesilmesi ve bu sirkte hayvan gosterilerinin yasaklanmasini talep ediyoruz.
Konuya iliskin olarak yapilacak islemlerin ve uygulanacak yaptirimin tarafimiza 4982 ve 3071 sayili yasalar geregi bildirilmesini emir ve musaadelerinize saygilarimla arz ederim.
Esin Onder
Haytap Izmir temsilcisi
Dohayder iletisim Sorumlusu
50560552716
05333359858
EK-1
CANAKKALE ILIMIZDE SIRK GOSTERISI HAYVANSIZ GERCEKLESTI
http://www.haytap.org/index.php/201001232411/sirk-gercegi/canakkale-de-carmen-sirki-hayvansiz-gosteri-yapma-karari-aldi
-----------------------------------------------------------------------------------------------
GECEN AY ANKARA'DA SIRKTEKI AYILAR YANDI
http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/135130-insan-eglensin-diye-dokuz-ayi-oldu
----------------------------------------------------------
EK.3 HAYTAP FEDERASYONUNA GELEN SIKAYET
IZMIR VALILIGI YUKSEK MAKAMINA
Balcova Kipa'da Portekiz'den gelen Avrasya sirki gosteri yapmakta olup,9 Subat 2012 de Karsiyaka'da gosterilerilerine devam edecektir.
Hayvanli sirkler,5199 sayili Hayvanlari Koruma Kanunun “Hayvanlarin dogalarina ozgu kosullarda yasatilma” ilkesine tamamen aykiridir.
Avrupa'nin bir cok ulkesinde ve Bolivya,Kolombiya,Cin gibi ulkelerde hayvanli sirk yasaklanmistir.
Ulkemizdeki bazi Turk menseli sirklerde , akrobasi,palyacolar, sihirbazlar ve atesbazlar gibi bircok kategoride gosterileri yapmakta olup,hayvan kullanmamaktadirlar.
21.1.2010 tarihinde Canakkale ilimiz'de hayvanli sirk gosterisi yasaklanmistir.ek.1
Avrasya sirkinde, vahsi hayvanlar dar kafeslerde tutulmakta, 3kopek baligi kucuk tanklarda bulunmakta,tuyleri dokuk yavru kaplan para ugruna flaslarin altinda resim cekmeye zorlanmaktadir.
Asagida cocugunu bu sirke goturen ve hayvanlarin ugradigi zulum karsisinda sonuna kadar kalmaya dayanamayip
cikan bir babanin federasyonumuza yaptigi sIkayet yer almaktadir...Ek.3
5199 nolu hayvanlari koruma yasasinda da acikca belirtildigi gibi bir hayvan; aci, istirap ya da zarar gorecek sekilde, film cekimi, gosteri, reklam ve benzeri isler icin kullanilamaz.(Madde 10) Yabani hayvanlarin yasama ortamlarindan koparilmamasi, dogada serbestce yasayan bir hayvanin yakalanip ozgurlukten yoksun birakilmamasi esastir. ( Madde 4)
Sirkin perde arkasindaki tum bu "egitim" sureci, yasanin 1. ve 4. maddesini tamamen ihlal eder durumdadir.
Avrasya sirkinde,Tarim Bakanliginin 8.5.1986 tarih 3285sayili kanununun 22 maddesine gore gelen hayvanlarin denetimi yapilmismidir?
Mense sahadetnamesi varmidir?
Ekteki yazilarimiz, brosurlerimiz ve video baglantilari, durumun ciddiyetini ve insani kararin aciliyetini vurgulamaktadir.
Bu sirkin acilen Su Orman mudurlugu, Il Tarim Mudurlugu ve Belediye gorevlilerin de katilimi ile denetlenmesi, hayvanlarin yasaya aykiri kosullarda tutulmasi hakkinda hayvan basina olmak kaydi ile idari para cezasi kesilmesi ve bu sirkte hayvan gosterilerinin yasaklanmasini talep ediyoruz.
Konuya iliskin olarak yapilacak islemlerin ve uygulanacak yaptirimin tarafimiza 4982 ve 3071 sayili yasalar geregi bildirilmesini emir ve musaadelerinize saygilarimla arz ederim.
Esin Onder
Haytap Izmir temsilcisi
Dohayder iletisim Sorumlusu
50560552716
05333359858
EK-1
CANAKKALE ILIMIZDE SIRK GOSTERISI HAYVANSIZ GERCEKLESTI
http://www.haytap.org/index.php/201001232411/sirk-gercegi/canakkale-de-carmen-sirki-hayvansiz-gosteri-yapma-karari-aldi
-----------------------------------------------------------------------------------------------
GECEN AY ANKARA'DA SIRKTEKI AYILAR YANDI
http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/135130-insan-eglensin-diye-dokuz-ayi-oldu
----------------------------------------------------------
EK.3 HAYTAP FEDERASYONUNA GELEN SIKAYET
Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Mart 2012 12:24 )
Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108
Atlantis Sirki Balçova'da

Balçova Belediye Başkanlığına
Şubat
ayı içerisinde, bünyesinde pek çok hayvan bulunduran ATLANTİS sirki,
Carrefour karşısında gösteri yapabilmek için, belediyenizden çalışma
izni almıştır. Belediyeniz ilgili başkan yardımcısı, sirkin, Orman ve Su
İşleri Bakanlığından izin almadan çalışmasına müsaade ederek yasaları
çiğnemiştir. Bu nedenle belediyeniz hakkında, 5199 sayılı Hayvanları
Koruma Kanunu ilgili 4 f-h maddelerini hiçe saymaktan, Orman ve Su
İşleri Bakanlığı İzmir il Müdürlüğüne gerekli idari yaptırımın
uygulanabilmesi için suç duyurusunda bulunulacaktır. Bilgi ve gereğini
arz ederim. Saygılarımla 09.02.2012
Sitare ŞAHİN
HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu
HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu
Çanakkale temsilcisi
DOHAYKO Çanakkale temsilcisi
İl hayvan Koruma Kurulu Üyesi
DOHAYKO Çanakkale temsilcisi
İl hayvan Koruma Kurulu Üyesi
Son Güncelleme ( Pazartesi, 13 Şubat 2012 11:07 )
Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108
İnsan Eğlensin Diye 9 Ayı Yanarak Öldü !

"Büyük
Ankara Sirki" için getirilen ayıların tutulduğu barınakta çıkan
yangında dokuz ayı öldü. HAYTAP Başkanı Şenpolat insanların eğlenmesi
için hayvanların kullanılmasına her zeminde karşı olduklarını söyledi.
Ankara'da
"Büyük Ankara Sirki" için getirilen ayıların bulunduğu barınakta yangın
çıktı. Çıkan yangında dokuz ayı dumandan boğularak öldü.
Barınakları
yapan Ankara Büyükşehir Belediyesi yan şirketlerinden BELYA'nın Genel
Müdürü Avni Kavlak, "Yangın neden çıktı" sorumuza olayın kaza olduğu
yanıtını vererek, "Trafik kazaları neden oluyor?" dedi.
Hayvan
Hakları Federasyonu (HAYTAP) Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat ise
hayvanların insanları eğlendirmek amacıyla kullanılmasının her türlüsüne
karşı olduklarını ifade ederek sirklerde hayvanların kullanılmasının
Bolivya'da tamamen yasaklandığını ve bu trendin giderek yayıldığını
söyledi.
"Barınakları belediye değil biz yaptık"
BELYA
Genel Müdürü Avni Kavlak, bianet'e yaptığı açıklamada, Ankara'ya gelen
sirklerin doğrudan kendilerine başvurmadığını, ihaleye çıkıldığını ve
Büyük Ankara Sirki ihalesini de kendilerinin kazandığını ifade ederek
hayvanların kaldığı barınakları BELYA'nın yaptığını söyledi.
13 yıldır
bu işi yaptıklarını, Ankara'ya gelen sirklerin talepleri doğrultusunda
ve uluslararası kriterleri göz önünde bulundurarak hayvanlara barınak
yaptıklarını söyleyen Kavlak, yangının elektrik kontağından da
izmaritten de çıkmış olabileceğini ifade ederek hazırlanacak raporun
ardından yangının nedenini öğreneceklerini söyledi.
"Bu ticari bir olay"
"Hayvanlar
için elbette son derece üzücü bir olay. Ancak bu hayvanlar eziyet
edilerek değil, Almanya'daki Kunt gibi, ufakken alınıp sevgiyle
büyütülmüş ve eğitilmiş hayvanlar" diyen Kavlak, hayvan sahibinin
zararını karşılayacaklarını söyledi.
Kavlak,
sirk yetkililerine moralleri bozuk olduğu gerekçesiyle dilerlerse kalan
gösterileri erteleyebileceklerini teklif ettiklerini ama kendilerinin
"sahne sanatı" yaptıklarını ifade ederek bu teklifi geri çevirdiklerini
sözlerine ekledi ve şöyle devam etti:
"Büyük
Moskova Sirki büyük bir şirkettir. Bu sirk çeşitli yerlerde gösteriler
düzenler. Mesela bir yerde biz fil gösterisini beğeniriz ve talep
ederiz. Bize derler ki, 'Olmaz fil Kanada'ya gidecek.' Bu böyle ticari
bir olay."
"Ayılar bisiklete binince insanlar 'eğleniyor'"
HAYTAP
Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat ise HAYTAP olarak başından beri hem kara
sirklerine karşı hem deniz sirklerine, yani yunus parkları, balina
gösterileri gibi sirklere karşı mücadele verdiklerini ifade ederek
hayvanların insanların keyif almasına yönelik, eğlence amaçlı
kullanılmasına karşı olduklarını söyledi.
Şenpolat,
sirklerde kullanılan ayılar, aslanlar, filler, kaplanların vahşi
hayvanlar olduğu ve vahşi olmalarına rağmen insanlara yakın hareketler
yaptıkları için insanların eğlendiği görüşünde.
"Hayvanların
kendi doğalarına aykırı hareketlerde bulunmaları, ayıların bisiklete
binmesi, filin takla atması, aslanın yanan çemberden geçmesi insanların
hoşuna gidiyor" diyen Şenpolat, sadece insanların yer aldığı sirkleri
desteklediklerini belirtti.
"Nakil aracında mahkumları yakan zihniyet..."
Doğadaki
en zayıf halkanın haklarını savunduklarını, eğer bir hayvanı
koruyamıyorsak, bunun, bir sakatı da, çocuğu da, eşcinseli de, kadını
da, yaşlıyı da şiddetten koruyamadığımız anlamına geldiğini düşünen
Şenpolat sözlerine şöyle devam etti:
* Birkaç
ay önce de cezaevi nakil aracında insanlar cayır cayır yandılar. Pek
farkı yok esasında. Orada da özen gösterilmedi, insanlar nasıl olsa
mahkumdur diyerek aşağılandı ve gerekli tedbirler alınmadı ve insanlar
yandı.
* Sirkler
Türkiye'ye gelmemiş olsa, teşvik edici aracı firmalar para kazansın
diye bu gibi şaklabanlıklara izin verilmese esasında problem çözülmüş
olacak.
* Geçen
hafta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile toplantımız
vardı. Kendisine yunus parklarında hayvanlara çektirilen eziyetleri
anlattık.
* Kendisi
de parklardaki bu gerçekleri bilmediğini, İstanbul'daki yunus parkının
sözleşmesini yenilemeyeceğini, hayvanlara eziyet çektirilerek para
kazanılmasına izin veremeyeceğini söyledi. Aynı duyarlılığı Ankara
Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerden de bekliyoruz. (EKN)
Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108
(*) ''Fillere Yaptıkları Eziyet İçin 270 Bin Dolar Ceza''

Dear Mirat,
I'm
thrilled to tell you about a historic breakthrough. It has to do with
elephants who are beaten with bullhooks by Ringling Bros. and Barnum
& Bailey Circus. Feld Entertainment, Inc., parent company of
Ringling, will now pay a penalty of $270,000 for violations of the
Animal Welfare Act dating from June 2007 to August 2011. It is the
biggest penalty paid by a circus in the history of the United States.
Since
June 2007, PETA has spent every year taking formal complaints about
Ringling to the U.S. Department of Agriculture. We have met with members
of the agency's Office of the General Counsel and provided ample
evidence of Ringling's abuse, including the death of a baby elephant,
the beating of elephants, the killing of a lion, the circus's use of
crippled elephants, and more.
Of
course, PETA cannot rest until all the elephants are freed from their
lives of servitude. Elephants used in circuses are torn away from their
families, chained, dragged from city to city in boxcars, and forced
under threat of bullhook beatings to perform repetitive tricks. Please
help: There is more that you can do to help animals abused in circuses
today. I urge you to share the heartbreaking photos of baby elephants
who are bound with ropes, shocked with electric prods, and jabbed with
sharp-tipped bullhooks with your friends and family now. After they see
Ringling's cruelty, please ask them to join you in pledging never to go
to a circus that uses animals.
With
the help of PETA donors like you, we can put an end to the suffering
of elephants, tigers, and other animals who are beaten and forced to
perform.
Kind regards,
Ingrid E. Newkirk
President
People for the Ethical Treatment of Animals
Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108
VIVIDENT ve POWER FM'i Sirklere Vermiş Olduğu Destek İçin Protesto Ediyoruz.

MÜŞTERİ GELMESİ İÇİN COŞKUYLA BASINA VERİLEN··· SİRK HABERİ :
Kuşaktan kuşağa yaşayan muhteşem sirk gösterisi İstanbul macerasına, VİVİDENT ana sponsorluğunda devam ediyor…
MAP ve SİRKAV’ın Türkiye’ye getirdiği Paris Sirki, nin binlerce kişi tarafından seyredilmesi öngörülüyor
VİVİDENT ana sponsorluğunda, Planet Çocuk ve Power Fm’in destekleriyle yer alacak.
Paris
Sirki’nde; palyaçodan, jonglörlere, çok çeşitli akrobasi, sihirbazlık,
bıçak, trapez ve heyecan verici ateş gösterilerine kadar oldukça
eğlenceli ve büyülü bir dünya çocukları bekliyor.
Bengal
kaplanları, sevimli köpekler, şakacı eşekler ve şirin zebraların renk
kattığı Paris Sirki, Istanbul Carrefour 'da gösteri yapacağı duyurulmuş
durumda.
Vivident
ve Power FM ‘e soruyoruz : Hayvanların köle gibi kullanıldığı , dünyada
bir çok ülkede hayvan kullanımlı sirklerin yasaklandığı ve kamuoyu
tepkisi çekerken havyanların çokça zulüm gördüğü ülkemizde daha yararlı
bir çalışmaya sponsor olamaz ve markanızın değerini daha iyi koruyamaz
mıydınız ? Bu kararınızdan geri atmadığınız sürece tarih sizi hayvan
kullanılan sirkleri desteklemekle anacaktır.
Size
bir sivil toplum örgütü olarak tavsiyemiz bu sirkten derhal
sponsorluklarınızı çekip , adı Paris'te olsa New York 'da olsa tüm
hayvan kullanılan sirk gösterilerine destek olmaktan vazgeçmenizdir.
··
NEDEN HAYTAP OLARAK SİRKLERE KARŞIYIZ ?
Birçok
insan, sirkleri ve hayvanat bahçelerini çocukları için şirin bir
eğlence, hayvan sevgisini geliştirici birer araç olarak görür. Bu renkli
dünyanın arkasında yatan korkunç eziyetleri ve sefaleti düşünmez veya
görmezden gelir.·
Ateşle
çevrelenmiş bir çemberden atlayan kaplanın, iki ayağı üzerinde dans
eden ayının, süslü kıyafetler giydirilmiş ve çeşitli akrobatik
hareketlerle kalabalığı eğlendiren köpeklerin bu hareketleri gerçekten
isteyerek öğrenmeyeceğini, Kamçılama, elektrik şoku verme, fillere kanca
şeklinde bir alet batırma veya bu aletle darp etme gibi bedensel
cezalandırma teknikleri kullanılarak, insanların eğlendirilmesi için
akılalmaz işkencelerle, dayakla, açlıkla terbiye edilerek zorla sahneye
çıkarıldıklarını bilinmesi gerekir.
Hayvanlar, doğal yaşam ortamlarına kıyasla binlerce kat dar alanlarda, asla istedikleri gibi hareket edemeyecekleri kafeslerde tutulurlar.. Doğalarına hiçbir şekilde uymayan bir ortamda
Bedensel
cezalandırmanın yanı sıra su, yemek vermeme, hayvanı kafesinde tek
başına bırakma da direnen hayvanların direncini kırmak için başvurulan
yollardandır. Zincir, kırbaç, sopalar, kanca, ip, ağızlık gibi gereçler
bu canice eğitimin vazgeçilmezleridir.
Sirklerde
hayvanları izlerken göremeyeceğiniz tek şey, doğalarından koparılmış ve
yaşamları boyunca hapsedilmiş hayvanların· yıllardır çektiği acı ve
ızdıraplardır.
Aldığınız
her bilet tüm sirk hayvanlarının ömürlerini zincirli kafesler arasında
adeta cezaevi ortamında geçirmesine neden olmaktadır
Sizler belki o gülümsüyormuş gibi görünen hayvanların gösteri dünyasındaki hayatlarından memnun olduklarını düşünebilirsiniz.
Çocuklarınız,
gerçekleri bilmeden sirk hayvanlarını izliyor ve gülüyor.Çocuklarınıza
gerçekleri anlattığınızda sirklerden nefret edeceklerdir.
Sirklerde
hayvanların ızdırap içinde gösterilere alıştırılması, küçük kafeslerde
tutulması bir insanlık suçudur. Tüm Türkiye'de ve Dünyada hayvanların
kullanıldığı sirklere hayır'
Mutfaktaki
eğitimleri görmediğiniz sürece doğal yaşam alanlarında yaşaması gereken
onca hayvannın işkenceyle, zulümle doğal türüne aykırı davranışta
bulunan hareketler yaparak devamlılığını sağlayan bir sektörü
gerçekten·hangi aklı başında kurum ve kim desteklemek isteyebilir ?
Bolivya hükümeti, dünyada bir ilke imza atarak sirk gösterilerinde hayvanların kullanılmasını yasakladı.
Sonunda Sirki İptal Ettirdik. Okumak için tıkla...
Zincir, kırbaç, sopalar, kanca, ip, ağızlık gibi gereçlerle· bu canice eğitimin perde arkası için tıkla...
Son Güncelleme ( Cumartesi, 28 Ocak 2012 11:24 )
Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open '/home/haytap/public_html/images/resized/images/stories/hayvanlar/yunuslar/yunuslar_ozgur_006_605_222.jpg' for writing: No such file or directory in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 127
Özgürlük Sırası Tom ve Misha’da

Sualtı
fotoğrafçısı Tahsin Ceylan, geçen yıl yaralı olarak bulunan iki yavru
foku iyileştirip doğaya bırakmıştı. Şimdi de Rusların Fethiye’de bir
havuzda gösteri için kullandığı iki yunusu doğal ortamına geri
döndürmeye çalışıyor. Tom ve Misha’nın özgürlüğüne az kaldı.
Tom
ve Misha... Gökova’da doğal ortamlarına dönebilmeleri için bakıma
alınan bu iki yunusun hikâyesi, diğer gösteri amaçlı kullanılan
hayvanlarla aynı aslında. Uzun yıllar Rus sahipleri tarafından ülke ülke
gezdirilen, insanlara para karşılığında gösteri yapan yunuslar, şimdi
bir grup doğa sever tarafından Türkiye’de rehabilite ediliyor. Canlı
balık yeme alışkanlıklarını unutup, gösteri yaptıkları dönemde stresli
bir yaşama odaklanan yunuslar, bu yıl sonunda özgürlüğüne kavuşabilecek.
Daha önce Akdeniz foklarının da rehabilite edilmesinde görev üstlenen,
Türkiye’nin sayılı sualtı video ve fotoğraf çekimi yapan isimlerinden
Tahsin Ceylan, Tom ve Misha’nın insanlardan ürkmesini sağladıklarını
söylüyor. Ve ekliyor: “İnsanlardan ürksünler ki kendilerini
koruyabilsinler.” Tahsin Ceylan, kamuoyundan sır gibi sakladıkları
yunusları anlattı:
- Denizaltında yaptığınız çekimlerin yanında fokları doğaya uyum çerçevesinde rehabilite ettiniz.
Nesli
tükenmekte olan bütün canlılar ilgi odağımdır aslında. Bilindiği gibi
fokların nesli gitgide azalıyor. Bir zamanlar 400 tane olan fok sayısı
şu an Türkiye’de sadece 70. Sanırım 10 yıl sonra Akdeniz fokunu sadece
fotoğraflarda görebileceğiz. İnsanların kendine şu soruyu sorması lazım:
“Bir canlının neslinin tehlike altına girmesi, yok olması nasıl bir
duygu?” Çünkü bunun tek nedeni insanoğlu.
- Peki sizi Türkiye’de fazla yayın olmayan bu alana çeken şey neydi?
Sualtı
Araştırmaları Derneği üyesiyim. Son derece duyarlı olan derneğimiz bu
tarz projelere önem veriyor. Geçen yıllarda Bozyazı ve Kaş’ta çıkan
fırtınada, iki yavru fok yaralı bulundu. Ölmek üzere olan bu foklar,
derneğimiz tarafından Foça’ya götürüldü. Fokları 4 ayda tedavi edip,
püre edilen balıklarla besledik. Doğal ortamlarından kopan foklar kötü
durumdaydı. Örneğin canlı beslenme alışkanlıklarını unutmak üzereydiler.
Bulundukları havuza canlı balıklar attık, yemelerini sağladık. Bu
süreçte insanlardan ürkmelerini de sağladık. Sonrasında birçok kurumun
desteğiyle Mersin Bozyazı’da, kullanılmayan bir sahilde fokları doğaya
bıraktık.
- Neden?
Denizaltında
yaşayan hayvanların insanlarla sıcak ilişki içinde olmaması lazım.
Doğabilecek yakınlaşma, yaşamlarını tehlike altına sokabilir. Zaten
olması gereken de bu. İnsanlardan ürksünler ki kendilerini
koruyabilsinler. Örneğin fokları kamuflaj giyimli arkadaşlarımız
besledi. Foklar da onun insan olduğunu anlamadı.
YUNUSLAR EVCİL KÖPEK DEĞİL
- Şimdi sırada Tom ve Misha var. Gösterilerde kullanılan bu yunuslarla yolunuz nasıl kesişti?
Fethiye’deki
bir havuzda kalan Tom ve Misha, gösteri amaçlı buradaydılar. Sahipleri
olan Ruslar, Türkiye’ye borçları olduğu için yunusları bırakıp,
kaçmışlar. Tom ile Misha’yı, İngiliz dernekle birlikte satın alıp,
rehabilitesine başladık. Gösteri zamanı havuz ortamında strese giren
yunuslar, kendi yaşamlarına odaklansınlar istiyoruz. Çok özel bir
karavanla Gökova’ya getirdiğimiz yunuslar, 8 aydır bizimle. Bizim
dışımızda İngiltere ve Amerika’dan bu projeye destek veren veterinerler
de var. Bu yıl sonunda da yunusları doğal ortamında suya bırakacağız.
- Foklara, insanlarla sıcak bağ kurmasınlar diye katı davranmışsınız. Peki sıcak oldukları bilinen yunuslara karşı nasılsınız?
Sürekli
sevgi gösterisinde bulunuyorlar. Çok zeki olan yunuslara karşı içimden
sevgi göstermek geliyor ama kendimi frenliyorum. Ekip olarak özverili ve
bilinçli davranıyoruz. Dünyadaki tüm tutsak yunusların özgürlüğüne
adanmış projemiz en iyi şekilde noktalansın çabasındayız. İnsanlar
yunusları evcil köpek gibi görmesin.
- Projeniz yanında denizaltındaki canlı ve batıkları görüntüleyen birkaç isimden birisisiniz.
Fotoğraf
ve video. Denize beni bağlayan bir şey var. Biliyorum aslında
mavinin-denizin ruhu. Denize girdiğinizde ilk 5 metrede kırmızı,
sonrasında turuncu renk kaybolur. Ama 70. metreden sonrası çok
farklıdır. Mavi renk hep yanınızdadır. Yüksek enerjili olan mavi,
uzaydan dünyaya baktığınızda da görünür. Mavi benim suyun altındaki
mutluluk şahidimdir. Hep onunla paylaşıp, karelere sığdırdım.
Kopamıyorum.
- Peki canlılar...
Mavideki canlılara, “sesiz dünya”
denir. Birilerinin o sessiz dünyanın sesi olması gerekiyor. Açıkçası
dünyada nesli tükenmekte olan canlıların sayısı her yerde olduğu gibi
Türkiye’de de azalıyor. Bu anlamda ben de kendime su altının sesi olmayı
görev edindim. Aslında ben o dünyaya olan vefa borcumu ödemeye
çalışıyorum.
- Anlaşılan mavi sizin yaşamınızın büyük bölümünü oluşturuyor.
Evet.
Evimin olabilecek yerleri mavi renktir. Kıyafetlerimde mutlaka mavi
vardır. Çünkü her şeyde mavi güzeldir. Şairin dediği gibi, “Sesin rengi olsaydı denizcininki mavi olurdu.” Bu benim için de geçerli.
- Prenses. Doğal ortamında görüntülemeyi başardığınız birçok eserinizden biri. Onunla nasıl tanıştınız?
Prensesi
Kaş’ta gördüm. Suyun altında gördüğüm denizatı Prenses, bana poz verdi.
Onun o mağrur bakışı beni çok etkiledi. Cinsiyetini bilmeden adını
Prenses koydum. Duruşu bana onu hissettirdi. Prenses sonrasında çok da
ödül aldı. En son 2005 yılında Amerika’da Dünya Denizatları
Yarışması’nda büyük ödüle değer görüldü. Sonrasında dünyanın 10 denizatı
arasına girdi. Prenses Londra’da da sergilendi.
- Başka doğal ortamında çekmeyi başardığınız canlı oldu mu?
Yine
Kaş’ta çektiğim Akdeniz foku. O da çok ilgi gördü. Tabii Türkiye’de
köpek balıklarının nesli tükeniyor. Marmaris Gökova’da çektiğim
köpekbalıklarını da doğal ortamında çekmeyi başardım. Beni çok mutlu
etmişlerdi. Kaş bir dönem çok zengindi ama şu an ekolojik fakirleşmenin
ilk durakları arasında.
- Türkiye’deki balık çeşitliliği ne durumda?
Türkiye
ağırlıklı çeşitlerin sayısı az çünkü denizlerimiz fakir. Ama dünya
denizleri fazlasıyla zengin. Türkiye’yi çevreleyen denizlerde 450 tür
balık yaşıyor. Bunun 60-70’i bu sulara ait. Kızıldeniz’de 1200 tür balık
yaşıyor, bunun 600’ü bu sulara ait. Farkı görmek olanaklı. Dolayısıyla
Akdeniz sularının fakirleştiğini anlamak zor değil.
Son Güncelleme ( Salı, 07 Haziran 2011 15:09 )
Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108
Akçay 'da 1 Liraya Köpekbalığı ile Yüzmek !

Tarih: 26/09/2010
Konu: Balıkesir ili Edremit ilçesi Akçay Beldesi’ndeki “Akvaryum Kafe”de sergilenen deniz canlılarının doğaya geri bırakılması ve işletme hakkında yasal işlem başlatılması
(BİMER aracılığıyla da gönderilmiştir)
ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NA
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI'NA
SAĞLIK BAKANLIĞI'NA
BALIKESİR İL ÇEVRE VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ’NE
BALIKESİR TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
BALIKESİR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE
EDREMİT BELEDİYESİ’NE
EDREMİT KAYMAKAMLIĞI’NA
AKÇAY BELEDİYESİ’NE
TÜM DİĞER YETKİLİ MAKAMLARA VE BİRİMLERE:
6 Eylül 2010 tarihinde, Akçay Beldesi merkezinde, halk plajının bitişinde, Sarıkız Meydanı’ndaki Akvaryum Kafe ile ilgili tarafımıza gelen bilgi ve belgeler ışığında bilgi edinme başvurumu gerçekleştiriyorum (HAYTAP'a gelen ihbar en altta yer almaktadir).
Akvaryum Kafe ve bu kafenin açılmasına izin veren yetkili tüm kurumlar, işletmeleri içinde tuttukları ve sergiledikleri köpekbalıkları, vatozlar ve mürenler nedeniyle, başvurumda “EK” olarak belirtilen bölümde özetlenen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun en temel maddelerini, özellikle de 4. maddeyi çiğnemiş ve bu nedenle de suç teşkil eder noktaya gelmiştir.
Daha da önemlisi; burada tutulan köpekbalıkları, Mustelus mustelus türünden olup “Uluslararası Doğal Hayatı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği” tarafından sürdürülmekte olan, bitki ve hayvan türlerinin dünyadaki en kapsamlı Küresel Koruma durumu envanteri “IUCN Kırmızı Listesi”nde “VU (Vulnerable-Hassas)” statüsünde, yani “doğada soyu tükenme tehlikesi yüksek” türlerden biri olarak tespit edilmiştir. Bu türler, ulusal ve uluslararası öneme sahip olup korunmaları gereken bitki ve hayvan türleridir.Akvaryum Kafe’de Mustelus mustelus türünün varlığı, hem gelen fotoğraf ve videolar aracılığıyla Türkiye’deki çeşitli bilim insanlarına danışılarak tespit edilmiş, hem de kafeyle ilgili çıkan haberlerde işletme sahibinin demeci olarak kaydedilmiştir.
IUCN raporlarına göre; bu türlerin popülasyon oranları, Akdeniz’de 1994-2006 yılları arasında avcılık nedeniyle olumsuz etkilenmiştir. Kendini yenileme özelliği de oldukça düşük olan bu türlerin popülasyonunun iki katına çıkma süresi, hiç avlanma olmaz ise, 14 yıldır.
IUCN raporlarına ek olarak; bilim insanlarının bilimsel verilerine göre; köpekbalıklarının esarete dayanıklılığı çok düşük olmakla birlikte, esaret altında ölüm oranları çok fazladır. Bu ufacık havuz; suyunun ve çevresinin kirliliği, işletmede çalan yüksek sesli müziğin etkisi ve havuza giren insanlardan hayvanlara geçebilecek olası bakteriler, hastalıklar nedeniyle bu hayvanların ölümlerini hızlandıracak, 5199 sayılı yasada belirtildiği üzere “fiziksel ve psikolojik acı” çekmelerine neden olacak niteliktedir.
Benzer şekilde mürenler, doğal ortamlarında, karanlık ve kuytu ortamlarda yaşam alanı yaratırlar. Oysa bu işletmedeki müren, gün ışığına maruz kalmakta, hareket alanı tamamen kısıtlanmakta ve doğal yaşam ortamına tamamen aykırı bir yerde tutulmakta ve sergilenmediktedir.
Bunun yanı sıra, Türkiye genelinde dip trolü avcılığı sırasında çok sayıda vatoz avlanmaktadır. Kıkırdaklı balıkların popülasyonlarının kendilerini yenileme özellikleri zayıftır. Doğal yaşam ortamlarından koparılan bu türlerin sayısı arttıkça ve ölen köpekbalıklarının, vatozların ve mürenlerin yerleri yenileriyle dolduruldukça, ekosisteme ciddi bir zarar verilmektedir. Nitekim, ekte göreceğiniz Akvaryum Kafe’de Eylül 2010 tarihinde çekilmiş fotoğraflardan birinde, yavru bir köpekbalığı dahi vardır.
Bugün yürürlükte olan 5199 sayılı kanun, yetkili makamlarca, ticari kaygılar güdülmeksizin uygulanmak zorundadır.
Ek olarak; Türkiye’nin de aralarında olduğu 83 ülke, 110 resmi kuruluş, 800’den fazla sivil toplum kuruluşu ve 181 ülkeden yaklaşık 10 bin bilim adamı ise, IUCN üyesidir. Bu nedenle Türkiye, imza attığı ve içinde yer aldığı ulusal ve uluslararası doğa koruma sözleşmeleri ve stratejilerini de uygulamakla yükümlüdür.
Bu bağlamda:
Öncelikle aşağıda belirttiğim sorularıma detaylı bilgi verilmesini ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun ilgili maddelerinin ihlali nedeniyle de, Recep Sakızlı isimli işletme sahibine (ve ilgili diğer kişilere) gerekli yaptırımın uygulanmasını, gerekli cezanın yasal düzenlemeler dahilinde verilmesini ve tarafıma sonuç hakkında bilgi verilmesini talep ediyorum.
Hemen akabinde, bahsi geçen kafedeki akvaryum suyunun kimyasal özellikleri ve oksijen oranları hakkında bir test yapılmasını ve sonucun tarafımıza bildirilmesini talep ediyorum.
En önemlisi; av sonrası küçücük havuzlarda ve akvaryumlarda “sergilenen”, tutsak halde bulundurulan, yalnızca “1 TL” kazanabilmek uğruna doğal yaşam ortamlarından koparılan tüm hayvanların ise, en yakın zamanda, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nden, Tarım İl Müdürlüğü’nden veya ilgili kurumlardan yetkililer ve uzman veterinerler eşliğinde doğal ortamlarına bırakılmalarını talep ediyorum.
4982 ve 3071 sayılı yasalar gereğince, yukarıdaki talepleri kapsayan, aşağıda belirtilen soruları temel alan başvurumun değerlendirilmesi ve yasal süre içerisinde bize geri dönülmesini talep ediyorum. Aksi takdirde Bilgi Edinme Üst Kurulu’na şikâyette bulunacağımı, buna ek olarak da hem ulusal, hem de uluslararası düzeyde bu usulsüzlüğü duyurmaktan çekinmeyeceğimi bilgilerinize sunarım.
SORULAR:
1. Akvaryum Cafe’de kaç adet köpekbalığı, müren, ıstakoz ve vatoz vardır? Bu türler dışında başka deniz canlıları tutulmakta mıdır? Bu balıklar, özellikle de köpekbalıkları nereden, nasıl ve hangi tarihlerde temin edilmiştir?
2. Bahsi geçen Akvaryum Cafe’nin işletme ve çalışma ruhsatı var mıdır? Var ise; hangi kurum tarafından, hangi “faaliyet konusu” ile verilmiştir? Ruhsatın bir kopyasının tarafımıza gönderilmesini talep ediyorum.
3. Bu türlerin ufacık havuzlarda, kendi doğal ortamlarına hiçbir şekilde uygun olmayan şartlarda tutulmalarına, sergilenmelerine hangi kurum, hangi yetkiyle, varolan yasaların hangi maddesiyle izin vermiştir?
4. Vatozların zehirli iğnelerinin, bu hayvanlarla akvaryumda yüzen insanlara zarar vermesi nasıl ve hangi yöntemle önlenmiştir? Aşağıdaki haber bağlantılarının en az üçünde de şu bilgi geçmektedir: “Daha önce Altınoluk’ta da bu projeyi uyguladıklarını da belirten Altınoluk Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Halil Ataç Ataç, akvaryuma atılan balıkların zararsız olduğunu özellikle vatozların zehirli iğnelerinin sökülerek zararlarının ortadan kaldırıldığını söyledi.” Bu müdahale; ticari amaçlara yönelik yapılmanın yanı sıra, insafsız ve canicedir. Daha da bağlayıcı olan tarafı ise, 5199 sayılı yasanın 8. Maddesine tamamen aykırı olması nedeniyle yasal suç teşkil ettiğidir.
5. İlgili il müdürlükleri veya Sağlık Bakanlığı’ndan halk sağlığı ve suyun insan sağlığına uygunluğuna dair herhangi bir denetim/tespit yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuç raporunun tarafıma verilmesini talep ediyorum.
6. Havuz suyunun bugüne kadar hayvanların sağlığına uygun olup olmadığına dair herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu raporun gönderilmesini ve ne tür bir sonuca varıldığının bildirilmesini talep ediyorum. Videoda görüldüğü üzere, hayvanlar sıklıkla kafalarını suyun dışına çıkarmaktadır. Bu da sudaki oksijen oranının az olduğu itibarını yaratmaktadır. Ancak bunun tespiti için bilimsel bir çalışma yapılmalıdır.
7. Kış sezonunda bu hayvanlarla ilgili işletmenin ve yetkili kurumların planları nedir?
EKLER:
1. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ilgili maddeleri
2. Akvaryum Cafe’den fotoğraf ve videolar
3. IUCN bağlantıları ve raporları
4. İlgili bağlantılar
- - - - - - - - - - - -
EK1:
Türkiye’de 2004 Tarihli 5199 sayılı “Hayvanları Koruma Kanunu”:
(Madde1)
Hayvanların rahat yaşamalarını ve uygun, iyi muamele görmelerini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak.
İLKELER:
Madde 4 paragraf a), c), f), h) ve i)
a) Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.
c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.
e) Nesli yok olma tehlikesi altında bulunan tür ve bunların yaşama ortamlarının korunması esastır.
f) Yabani hayvanların yaşama ortamlarından koparılmaması, doğada serbestçe yaşayan bir hayvanın yakalanıp özgürlükten yoksun bırakılmaması esastır.
g) Hayvanların korunması ve rahat yaşamalarının sağlanmasında; insanlarla diğer hayvanların hijyen, sağlık ve güvenlikleri de dikkate alınmalıdır.
h) Hayvanların türüne özgü şartlarda bakılması, beslenmesi, barındırılma ve taşınması esastır.
i) Hayvanları taşıyan ve taşıtanlar onları türüne ve özelliğine uygun ortam ve şartlarda taşımalı, taşıma sırasında beslemeli ve bakımını yapmalıdırlar.
YASAK MÜDAHALELER
Madde 8 - Bir hayvan neslini yok edecek her türlü müdahale yasaktır.
Hayvanların, yaşadıkları sürece, tıbbi amaçlar dışında organ veya dokularının tümü ya da bir bölümü çıkarılıp alınamaz veya tahrip edilemez.
Bir hayvana tıbbi amaçlar dışında, onun türüne ve etolojik özelliklerine aykırı hale getirecek şekilde ve dozda hormon ve ilaç vermek, çeşitli maddelerle doping yapmak, hayvanların türlerine has davranış ve fiziki özelliklerini yapay yöntemlerle değiştirmek yasaktır.
Madde 14 - Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır:
a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.
DENETİM
Madde 17 - Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki Bakanlıkça mahallin en büyük mülki amirine yetki devri suretiyle devredilebilir.
KORUMA ALTINA ALMA
Madde 24 - Bu Kanunun hayvanları korumaya yönelik hükümlerine aykırı hareket eden ve bu suretle bulundurduğu hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasaklanır ve hayvanlarına el konulur. Söz konusu hayvan yeniden sahiplendirilir ya da koruma altına alınır.
İDARİ PARA CEZALARI
Madde 28- (Değişik madde: 23/01/2008-5728 S.K./553.mad)
e) 8 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı, bir hayvan neslini yok edecek müdahalede bulunanlara hayvan başına onbin Türk Lirası; ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına uymayanlara hayvan başına binikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.
k) 14 üncü maddenin (a), (b), (c), (d), (e), (g), (h), (ı), (j) ve (k) bentlerine aykırı davrananlara üçyüz Türk Lirası; (f) ve (l) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kesilmiş ve canlı hayvanlara elkonulur.
EK2:
Akvaryum Kafe’de, Eylül 2010’da çekilmiş fotoğraf ve videolar
EK3:
IUCN Raporları ve Bağlantıları
http://www.iucnredlist.org/apps/redlist/details/39358/0
http://www.fishbase.org/Summary/speciesSummary.php?ID=4996&genusname=Mustelus&speciesname=mustelus
EK4:
İlgili Bağlantılar
http://www.haberler.com/video-haber/video.asp?id=2119945
http://www.alpaylar.com/News-file-article-sid-9791.htm
http://www.denizhaber.com.tr/guncel/27632/balikesir-edremit-akcay-dev-akvaryum-kopekbaligi-vatoz-halk-vatandas-belde.html
http://www.dha.com.tr/n.php?n=474f7f8f-2010_06_23
http://www.internethaber.com/balikesir/edremit/bu-havuzda-yuzmek-cesaret-ister-261294h.htm
Öykü ağcı
HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu Gönüllüsü
Tarih: 26/09/2010
(BİMER aracılığıyla da gönderilmiştir)
ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NA
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI'NA
SAĞLIK BAKANLIĞI'NA
BALIKESİR İL ÇEVRE VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ’NE
BALIKESİR TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
BALIKESİR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE
EDREMİT BELEDİYESİ’NE
EDREMİT KAYMAKAMLIĞI’NA
AKÇAY BELEDİYESİ’NE
TÜM DİĞER YETKİLİ MAKAMLARA VE BİRİMLERE:
(Madde1)
Hayvanların rahat yaşamalarını ve uygun, iyi muamele görmelerini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak.
İLKELER:
Madde 4 paragraf a), c), f), h) ve i)
a) Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.
c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.
e) Nesli yok olma tehlikesi altında bulunan tür ve bunların yaşama ortamlarının korunması esastır.
f) Yabani hayvanların yaşama ortamlarından koparılmaması, doğada serbestçe yaşayan bir hayvanın yakalanıp özgürlükten yoksun bırakılmaması esastır.
g) Hayvanların korunması ve rahat yaşamalarının sağlanmasında; insanlarla diğer hayvanların hijyen, sağlık ve güvenlikleri de dikkate alınmalıdır.
h) Hayvanların türüne özgü şartlarda bakılması, beslenmesi, barındırılma ve taşınması esastır.
i) Hayvanları taşıyan ve taşıtanlar onları türüne ve özelliğine uygun ortam ve şartlarda taşımalı, taşıma sırasında beslemeli ve bakımını yapmalıdırlar.
YASAK MÜDAHALELER
Madde 8 - Bir hayvan neslini yok edecek her türlü müdahale yasaktır.
Hayvanların, yaşadıkları sürece, tıbbi amaçlar dışında organ veya dokularının tümü ya da bir bölümü çıkarılıp alınamaz veya tahrip edilemez.
Bir hayvana tıbbi amaçlar dışında, onun türüne ve etolojik özelliklerine aykırı hale getirecek şekilde ve dozda hormon ve ilaç vermek, çeşitli maddelerle doping yapmak, hayvanların türlerine has davranış ve fiziki özelliklerini yapay yöntemlerle değiştirmek yasaktır.
Madde 14 - Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır:
a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.
DENETİM
Madde 17 - Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki Bakanlıkça mahallin en büyük mülki amirine yetki devri suretiyle devredilebilir.
KORUMA ALTINA ALMA
Madde 24 - Bu Kanunun hayvanları korumaya yönelik hükümlerine aykırı hareket eden ve bu suretle bulundurduğu hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasaklanır ve hayvanlarına el konulur. Söz konusu hayvan yeniden sahiplendirilir ya da koruma altına alınır.
İDARİ PARA CEZALARI
Madde 28- (Değişik madde: 23/01/2008-5728 S.K./553.mad)
e) 8 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı, bir hayvan neslini yok edecek müdahalede bulunanlara hayvan başına onbin Türk Lirası; ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına uymayanlara hayvan başına binikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.
k) 14 üncü maddenin (a), (b), (c), (d), (e), (g), (h), (ı), (j) ve (k) bentlerine aykırı davrananlara üçyüz Türk Lirası; (f) ve (l) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kesilmiş ve canlı hayvanlara elkonulur.
EK2:
Akvaryum Kafe’de, Eylül 2010’da çekilmiş fotoğraf ve videolar
EK3:
IUCN Raporları ve Bağlantıları
http://www.iucnredlist.org/apps/redlist/details/39358/0
http://www.fishbase.org/Summary/speciesSummary.php?ID=4996&genusname=Mustelus&speciesname=mustelus
EK4:
İlgili Bağlantılar
http://www.haberler.com/video-haber/video.asp?id=2119945
http://www.alpaylar.com/News-file-article-sid-9791.htm
http://www.denizhaber.com.tr/guncel/27632/balikesir-edremit-akcay-dev-akvaryum-kopekbaligi-vatoz-halk-vatandas-belde.html
http://www.dha.com.tr/n.php?n=474f7f8f-2010_06_23
http://www.internethaber.com/balikesir/edremit/bu-havuzda-yuzmek-cesaret-ister-261294h.htm
ÖYKÜ YAĞCI
15178080808
HAYTAP HAYVAN HAKLARI FEDERASYONU GONULLUSU
Konu:
Balıkesir ili Edremit ilçesi Akçay Beldesi’ndeki “Akvaryum Kafe”de
sergilenen deniz canlılarının doğaya geri bırakılması ve işletme
hakkında yasal işlem başlatılması
ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NA
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI'NA
SAĞLIK BAKANLIĞI'NA
BALIKESİR İL ÇEVRE VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ’NE
BALIKESİR TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
BALIKESİR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE
EDREMİT BELEDİYESİ’NE
EDREMİT KAYMAKAMLIĞI’NA
AKÇAY BELEDİYESİ’NE
TÜM DİĞER YETKİLİ MAKAMLARA VE BİRİMLERE:
6
Eylül 2010 tarihinde, Akçay Beldesi merkezinde, halk plajının
bitişinde, Sarıkız Meydanı’ndaki Akvaryum Kafe ile ilgili tarafımıza
gelen bilgi ve belgeler ışığında bilgi edinme başvurumu
gerçekleştiriyorum (HAYTAP'a gelen ihbar en altta yer almaktadir).
Akvaryum
Kafe ve bu kafenin açılmasına izin veren yetkili tüm kurumlar,
işletmeleri içinde tuttukları ve sergiledikleri köpekbalıkları, vatozlar
ve mürenler nedeniyle, başvurumda “EK” olarak belirtilen bölümde
özetlenen 5199 sayılı
Hayvanları Koruma Kanunu’nun en temel maddelerini, özellikle de 4.
maddeyi çiğnemiş ve bu nedenle de suç teşkil eder noktaya gelmiştir.
Daha da önemlisi; burada tutulan köpekbalıkları, Mustelus mustelus türünden olup “Uluslararası
Doğal Hayatı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği” tarafından
sürdürülmekte olan, bitki ve hayvan türlerinin dünyadaki en kapsamlı
Küresel Koruma durumu envanteri “IUCN Kırmızı Listesi”nde “VU (Vulnerable-Hassas)” statüsünde, yani “doğada soyu tükenme tehlikesi yüksek” türlerden
biri olarak tespit edilmiştir. Bu türler, ulusal ve uluslararası öneme
sahip olup korunmaları gereken bitki ve hayvan türleridir.
Akvaryum Kafe’de Mustelus mustelus türünün varlığı,
hem gelen fotoğraf ve videolar aracılığıyla Türkiye’deki çeşitli bilim
insanlarına danışılarak tespit edilmiş, hem de kafeyle ilgili çıkan
haberlerde işletme sahibinin demeci olarak kaydedilmiştir.
IUCN
raporlarına göre; bu türlerin popülasyon oranları, Akdeniz’de 1994-2006
yılları arasında avcılık nedeniyle olumsuz etkilenmiştir. Kendini
yenileme özelliği de oldukça düşük olan bu türlerin popülasyonunun iki
katına çıkma süresi, hiç avlanma olmaz ise, 14 yıldır.
IUCN
raporlarına ek olarak; bilim insanlarının bilimsel verilerine göre;
köpekbalıklarının esarete dayanıklılığı çok düşük olmakla birlikte,
esaret altında ölüm oranları çok fazladır. Bu
ufacık havuz; suyunun ve çevresinin kirliliği, işletmede çalan yüksek
sesli müziğin etkisi ve havuza giren insanlardan hayvanlara geçebilecek
olası bakteriler, hastalıklar nedeniyle bu hayvanların ölümlerini
hızlandıracak, 5199 sayılı yasada belirtildiği üzere “fiziksel ve
psikolojik acı” çekmelerine neden olacak niteliktedir.
Benzer şekilde mürenler, doğal ortamlarında, karanlık ve kuytu ortamlarda yaşam alanı yaratırlar. Oysa
bu işletmedeki müren, gün ışığına maruz kalmakta, hareket alanı tamamen
kısıtlanmakta ve doğal yaşam ortamına tamamen aykırı bir yerde
tutulmakta ve sergilenmediktedir.
Bunun
yanı sıra, Türkiye genelinde dip trolü avcılığı sırasında çok sayıda
vatoz avlanmaktadır. Kıkırdaklı balıkların popülasyonlarının kendilerini
yenileme özellikleri zayıftır. Doğal
yaşam ortamlarından koparılan bu türlerin sayısı arttıkça ve ölen
köpekbalıklarının, vatozların ve mürenlerin yerleri yenileriyle
dolduruldukça, ekosisteme ciddi bir zarar verilmektedir. Nitekim,
ekte göreceğiniz Akvaryum Kafe’de Eylül 2010 tarihinde çekilmiş
fotoğraflardan birinde, yavru bir köpekbalığı dahi vardır.
Bugün yürürlükte olan 5199 sayılı kanun, yetkili makamlarca, ticari kaygılar güdülmeksizin uygulanmak zorundadır.
Ek olarak; Türkiye’nin de aralarında olduğu 83 ülke, 110 resmi kuruluş, 800’den fazla sivil toplum kuruluşu ve 181 ülkeden yaklaşık 10 bin bilim adamı ise, IUCN üyesidir.
Bu nedenle Türkiye, imza attığı ve içinde yer aldığı ulusal ve
uluslararası doğa koruma sözleşmeleri ve stratejilerini de uygulamakla
yükümlüdür.
Bu bağlamda:
Öncelikle aşağıda belirttiğim sorularıma detaylı bilgi verilmesini ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun ilgili maddelerinin ihlali nedeniyle de, Recep Sakızlı isimli işletme sahibine (ve ilgili diğer kişilere) gerekli
yaptırımın uygulanmasını, gerekli cezanın yasal düzenlemeler dahilinde
verilmesini ve tarafıma sonuç hakkında bilgi verilmesini talep ediyorum.
Hemen akabinde, bahsi geçen kafedeki akvaryum suyunun kimyasal özellikleri ve oksijen oranları hakkında bir test yapılmasını ve sonucun tarafımıza bildirilmesini talep ediyorum.
En önemlisi; av sonrası küçücük havuzlarda ve akvaryumlarda “sergilenen”, tutsak halde bulundurulan, yalnızca
“1 TL” kazanabilmek uğruna doğal yaşam ortamlarından koparılan tüm
hayvanların ise, en yakın zamanda, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nden,
Tarım İl Müdürlüğü’nden veya ilgili kurumlardan yetkililer ve uzman
veterinerler eşliğinde doğal ortamlarına bırakılmalarını talep ediyorum.
4982
ve 3071 sayılı yasalar gereğince, yukarıdaki talepleri kapsayan,
aşağıda belirtilen soruları temel alan başvurumun değerlendirilmesi ve
yasal süre içerisinde bize geri dönülmesini talep ediyorum. Aksi
takdirde Bilgi Edinme Üst Kurulu’na şikâyette bulunacağımı, buna ek
olarak da hem ulusal, hem de uluslararası düzeyde bu usulsüzlüğü
duyurmaktan çekinmeyeceğimi bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla,
Öykü YAĞCI
HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu Gönüllüsü
SORULAR:
1.
Akvaryum Cafe’de kaç adet köpekbalığı, müren, ıstakoz ve vatoz vardır?
Bu türler dışında başka deniz canlıları tutulmakta mıdır? Bu balıklar,
özellikle de köpekbalıkları nereden, nasıl ve hangi tarihlerde temin
edilmiştir?
2.
Bahsi geçen Akvaryum Cafe’nin işletme ve çalışma ruhsatı var mıdır? Var
ise; hangi kurum tarafından, hangi “faaliyet konusu” ile verilmiştir?
Ruhsatın bir kopyasının tarafımıza gönderilmesini talep ediyorum.
3.
Bu türlerin ufacık havuzlarda, kendi doğal ortamlarına hiçbir şekilde
uygun olmayan şartlarda tutulmalarına, sergilenmelerine hangi kurum,
hangi yetkiyle, varolan yasaların hangi maddesiyle izin vermiştir?
4. Vatozların
zehirli iğnelerinin, bu hayvanlarla akvaryumda yüzen insanlara zarar
vermesi nasıl ve hangi yöntemle önlenmiştir? Aşağıdaki haber
bağlantılarının en az üçünde de şu bilgi geçmektedir:
“Daha önce Altınoluk’ta da bu projeyi uyguladıklarını da belirten
Altınoluk Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Halil Ataç Ataç, akvaryuma
atılan balıkların zararsız olduğunu özellikle vatozların zehirli iğnelerinin sökülerek zararlarının ortadan kaldırıldığını söyledi.” Bu
müdahale; ticari amaçlara yönelik yapılmanın yanı sıra, insafsız ve
canicedir. Daha da bağlayıcı olan tarafı ise, 5199 sayılı yasanın 8.
Maddesine tamamen aykırı olması nedeniyle yasal suç teşkil ettiğidir.
5.
İlgili il müdürlükleri veya Sağlık Bakanlığı’ndan halk sağlığı ve suyun
insan sağlığına uygunluğuna dair herhangi bir denetim/tespit yapılmış
mıdır? Yapıldıysa sonuç raporunun tarafıma verilmesini talep ediyorum.
6.
Havuz suyunun bugüne kadar hayvanların sağlığına uygun olup olmadığına
dair herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu raporun
gönderilmesini ve ne tür bir sonuca varıldığının bildirilmesini talep
ediyorum. Videoda görüldüğü üzere, hayvanlar sıklıkla kafalarını suyun
dışına çıkarmaktadır. Bu da sudaki oksijen oranının az olduğu itibarını
yaratmaktadır. Ancak bunun tespiti için bilimsel bir çalışma
yapılmalıdır.
7. Kış sezonunda bu hayvanlarla ilgili işletmenin ve yetkili kurumların planları nedir?
EKLER:
1. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ilgili maddeleri
2. Akvaryum Cafe’den fotoğraf ve videolar
3. IUCN bağlantıları ve raporları
4. İlgili bağlantılar
- - - - - - - - - - - -
EK1:
Türkiye’de 2004 Tarihli 5199 sayılı “Hayvanları Koruma Kanunu”: (Madde1)
Hayvanların rahat yaşamalarını ve uygun, iyi muamele görmelerini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak.
İLKELER:
Madde 4 paragraf a), c), f), h) ve i)
a) Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.
c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.
e) Nesli yok olma tehlikesi altında bulunan tür ve bunların yaşama ortamlarının korunması esastır.
f) Yabani hayvanların yaşama ortamlarından koparılmaması, doğada serbestçe yaşayan bir hayvanın yakalanıp özgürlükten yoksun bırakılmaması esastır.
g) Hayvanların korunması ve rahat yaşamalarının sağlanmasında; insanlarla diğer hayvanların hijyen, sağlık ve güvenlikleri de dikkate alınmalıdır.
h) Hayvanların türüne özgü şartlarda bakılması, beslenmesi, barındırılma ve taşınması esastır.
i) Hayvanları taşıyan ve taşıtanlar onları türüne ve özelliğine uygun ortam ve şartlarda taşımalı, taşıma sırasında beslemeli ve bakımını yapmalıdırlar.
YASAK MÜDAHALELER
Madde 8 - Bir hayvan neslini yok edecek her türlü müdahale yasaktır.
Hayvanların, yaşadıkları sürece, tıbbi amaçlar dışında organ veya dokularının tümü ya da bir bölümü çıkarılıp alınamaz veya tahrip edilemez.
Bir hayvana tıbbi amaçlar dışında, onun türüne ve etolojik özelliklerine aykırı hale getirecek şekilde ve dozda hormon ve ilaç vermek, çeşitli maddelerle doping yapmak, hayvanların türlerine has davranış ve fiziki özelliklerini yapay yöntemlerle değiştirmek yasaktır.
Madde 14 - Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır:
a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.
DENETİM
Madde 17 - Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki Bakanlıkça mahallin en büyük mülki amirine yetki devri suretiyle devredilebilir.
KORUMA ALTINA ALMA
Madde 24 - Bu Kanunun hayvanları korumaya yönelik hükümlerine aykırı hareket eden ve bu suretle bulundurduğu hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasaklanır ve hayvanlarına el konulur. Söz konusu hayvan yeniden sahiplendirilir ya da koruma altına alınır.
İDARİ PARA CEZALARI
Madde 28- (Değişik madde: 23/01/2008-5728 S.K./553.mad)
e) 8 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı, bir hayvan neslini yok edecek müdahalede bulunanlara hayvan başına onbin Türk Lirası; ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına uymayanlara hayvan başına binikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.
k) 14 üncü maddenin (a), (b), (c), (d), (e), (g), (h), (ı), (j) ve (k) bentlerine aykırı davrananlara üçyüz Türk Lirası; (f) ve (l) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kesilmiş ve canlı hayvanlara elkonulur.
EK2:
Akvaryum Kafe’de, Eylül 2010’da çekilmiş fotoğraf ve videolar
IUCN Raporları ve Bağlantıları
http://www.iucnredlist.org/apps/redlist/details/39358/0
http://www.fishbase.org/Summary/speciesSummary.php?ID=4996&genusname=Mustelus&speciesname=mustelus
EK4:
İlgili Bağlantılar
http://www.haberler.com/video-haber/video.asp?id=2119945
http://www.alpaylar.com/News-file-article-sid-9791.htm
http://www.denizhaber.com.tr/guncel/27632/balikesir-edremit-akcay-dev-akvaryum-kopekbaligi-vatoz-halk-vatandas-belde.html
http://www.dha.com.tr/n.php?n=474f7f8f-2010_06_23
http://www.internethaber.com/balikesir/edremit/bu-havuzda-yuzmek-cesaret-ister-261294h.htm
ÖYKÜ YAĞCI
15178080808
HAYTAP HAYVAN HAKLARI FEDERASYONU GONULLUSU
Son Güncelleme ( Salı, 29 Mart 2011 08:49 )
Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108
"Medrano Sirkinin Sonlandırılması''nı İstiyoruz !

22.10.2010
Konu: Milliyet Çocuk'ta Medrano Sirki kampanyasının sonlandırılması
Çocuklara zulmü sevdirmeyin.
Konu: Milliyet Çocuk'ta Medrano Sirki kampanyasının sonlandırılması
Çocuklara zulmü sevdirmeyin.
Öncelikle
Hürriyet gazetesine yunus gösterilerini tanıtmasına verilen tepkinin
ardından etik olarak gerekeni yapıp bu tanıtımı durdurduğundan ötürü
tebrik ederiz. Milliyet’in çocuk ekinde, Medrano Sirki’ne gidilmesinin
tavsiye edilmesini ise bir o kadar esefle karşılamış bulunmaktayız.
Yunus
gösterileri gibi canlı hayvan kullanan sirkler de perde arkasında
hayvanlara işkence ile eğitimi içerir. Hayvanlar sürekli olarak ucu
kancalı sopalarla dövülerek ya da elektrik verilerek uygun hareketleri
yapmaya koşullanması için eğitilir. Ödül değil, zorla koşullandırma vardır.
Aileleri ile doğal ortamlarında mutlu ve özgür yaşama hakları olan bu
sirk hayvanları, işe yaramayacak hale gelene kadar şiddet ile oynatılır
ve yaşlanınca da büyük ihtimalle mezbahalara, besi hayvanlarına yem
olsunlar diye gönderilirler.
Bu
acı gerçekten sirklere gitmeleri teşvik edilen çocukların elbette hiç
haberleri yoktur. Hatta belki onların anne babaları da bir şekilde
haberdar değildir. Ancak siz, yıllardır topluma yön veren önemli bir
gazete olarak bundan ziyadesiyle haberdâr olmalısınız ve sorumlu
yayıncılık gereği gereken inisiyatifi ortaya koymalısınız.
Çocukların
alevler içinden atlarken mutlu sandıkları o maymunlar, kaplanlar
maalesef kaynar su, dev iğne, çivili sopa gibi korkunç araçlarla, o
mekanik hareketleri yapmaya mecbur bırakılmış mutsuz mahkûmlar, gösteri
işçileridir.
Birçok
Avrupa ülkesi, bu zulmün farkına vardığından yunus gösteri merkezlerine
yaptığı gibi “canlı hayvanları kullanan sirklere” de kilit vurmaktadır.
Ülkemizin de bu aydınlanmadan nasibini alabilmesi için, sizin gibi büyük gazetelerin sorumlu adımlarına gereksinim vardır.
Çocukların
güzel bir gösteri seyretmelerini isterken, canlıların zulüm görmesini
istemiyorsanız, çocuklara tutsaklık ve acıyla beslenen bir sevgi
aşılamak istemiyorsanız, lütfen insan veya hayvanların canlarına zarar
vermeyen gösterileri tercih etmelerini sağlayınız; hayvanlarla gösteri
yapmayan, sanat icra eden sirklere yönlendiriniz.
Çocuklar; eğlence için tiyatrolara, hayvanları tanımak içinse doğa gezilerine teşvik edilebilir.
Zulümden zevk alınmaması gerektiğini gelecek kuşaklara aktarmak, bizlerin elindedir.
(Lütfen aşağıdaki bağlantılara göz atın ve hayvanlı sirklerin ardındaki gerçekleri görme fırsatını kendinize verin)
İLGİLİ BAĞLANTILAR:
http://www.cnnturk.com/2009/dunya/12/22/8.sirk.hayvani.kamyonla.yolculuk.sirasinda.oldu/556485.0/index.html
http://www.cnnturk.com/2009/dunya/12/18/iste.sirk.gercegi.cehalet.mutluluktur/555939.1/index.html
http://www.haytap.org/index.php/200912212353/sirk-gercegi/iste-sirklerin-diger-yuzu
http://www.haytap.org/index.php/200804121033/sirk-gercegi/kocaoglan-ayilara-ozgurluk
http://www.haytap.org/index.php/201001072380/sirk-gercegi/madrid-sirki-nin-sirco-de-madridhayvan-haklarini-ihlali
http://www.dohayko.org/sirk-gercegi.html?start=2
http://www.captiveanimals.org/circuses/circus.htm
http://www.starbreezes.com/11/circusabuse.html
http://haytap.org/index.php/201002112451/sirk-gercegi/sirk-ve-gosteri-hayvanlari-gercegi
Son Güncelleme ( Salı, 29 Mart 2011 08:50 )
Warning: mkdir() [function.mkdir]: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 108
Yükleniyoruz : Deniz Bank DA Dolphinarium İndirim Kampanyalarını Durdurdu !

Sayın Haytap Yetkilisi,
Öncelikle şikayetinizi Bankamız ile paylaştığınız için teşekkür ederiz.
Şikayetiniz
kapsamı gündeme getirmiş olduğunuz hususlar; Bankamız yetkili birimleri
tarafından en üst düzeyde gündeme alınmış ve yapılan değerlendirmeler
kapsamında gerekli aksiyonların alınması sağlanmıştır.
Sahip
olduğu finansal süpermarket anlayışıyla müşterilerinin ihtiyaçlarına
uygun ve yenilikçi çözümler sunan Bankamızın; kredi kartımız sahiplerine
yönelik olarak Dolphinarium’daki yunus gösterilerine %25 indirim ve
yüzme ile dalış derslerinde 2 taksit imkânı sunduğu kampanyasını bu
değerlendirmeler kapsamında sonlandırmış bulunuyoruz.
Bilgilerinize sunar, değerli görüşlerinizi paylaştığınız için tekrar teşekkür eder ve esenlikler dilerim.
Saygılarımla,
Recep Gür
DenizBank A.Ş.
Müşteri Memnuniyeti Bölüm Müdürü
Yunus parklarını neden istemiyoruz ? ( lütfen tıklayın )
Alıntı: http://www.haytap.org/index.php/sirk-gercegi/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder